yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2017 Cuma

Film Tavsiyesi - Fusi

2015 yapımı Fusi isimli film dilimize Bakir Dev olarak çevrilmiş. Böyle bakınca komedi tarzında bir Hollywood filmi gibi geliyor kulağa. Ancak film İzlanda yapımı bir dram filmi. 
İzlandalı ünlü yönetmen Dagur Kari ismini çok duymuştum. Bu film , yönetmenin izlediğim ilk filmi oldu. 
Filmin konusuna gelince; kahramanımız 40lı yaşlarında, annesiyle yaşayan, tekdüze bir işi olan ve oldukça sıkıcı gibi görünen bir hayata sahip olan Fusi. Fusi ş dışında vaktini hep evde geçiriyor. Annesi onu bir dans kursuna yazdırarak sosyalleşmesini sağlamaya çalışıyor. Dans kursunda tanıştığı bir kadınla beraber hayatı Fusi'nin gözünden daha net görmeye başlıyoruz. Ve ne kadar iyi kalpli bir insan olduğunu hayretle izliyoruz. 
O kadar saf ve temiz bir hikaye anlatıyor ki, film biter bitmez Fusi'yle tanışmak istedim:) Ve açıkçası çok duygulandım. Gözlerimi dolduran ve içime işleyen bir film oldu. Şimdi ise Dagur Kari'nin diğer filmlerini izlemek için sabırsızlanıyorum. 
Son zamanlarda izlediğim en etkileyici film bu oldu.Tavsiye olunur.
Görsel alıntıdır.


14 Nisan 2014 Pazartesi

Ben bi kahve bağımlısıyım

Kendimi bildim bileli kahveye mesafeli olmuştum..İşe başlayana kadar..Benim için varsa yoksa çay-dı. Vazgeçilmezim, içmeden günümün geçmediği. İşe başladıktan sonra yavaş yavaş Nescafe hayatıma girdi. Sabahları uyanmak için iyi bi yöntemdi. Tadını çok sevmiyodum ama içtikçe alışmıştım. Derken Starbuckslar çoğalmaya başladı. Her gittiğimde Latte içiyodum, şekerli kahve-çay içemedeğimden mütevellit şuruplu/çikolatalı olan diğer türlerle aram hiç iyi olmadı. Sonra Latte'nin de hafif olduğunu düşünmeye başlayarak filtre kahve ve Americano içmeye başladım. Ama bağımlı olmam Berlin'e gidişime rastladı. Berlin'de heryerde taze filtre kahve vardı. Sabah kahvaltısında çay bulamadığımız için hadi kahve içelim demiştik. Ama o ne! O nasıl bir kahvedir. Aroma, tazelik enfesti. Bayıldım resmen! Türkiye'ye dönüşte hemen Starbuckstan kahvemi çektirip bi de French Press edindim. Şimdi sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde 2 kupa filtre kahve vazgeçilmezim oldu.Kimileri için bu çok gibi ama ben gece yatmadan bile içmemek için kendimi zor tutuyorum.Çoook seviyorum napim:/ Bunu bilen sevgili arkadaşım Serra ise haftasonu bana Starbucks'ın yeni kahvesini  ve de kahveyi sıcak tutan kupasını almış, dünyalar benim oldu:) Tribute Blend biraz sert, aroması keskin bi kahve. Eğer kahveye benim gibi bağımlı değilseniz, özellikle kahvaltı için biraz ağır olabilir.Ama öğleden sonra kahvesi için bence ideal. Kupa da kahvenizi daha uzun süre sıcak tutmak için üzerinde sevimli bi kapağa sahip.Daha ne olsun..Immm sabah olsa da kahvemi içsem:)

Ziaja El ve Tırnak Kremi

Kış aylarının vazgeçilmezi nemlendirici kremler. Ben de yoğun ellerim için krem arayışına girdiğimde Watsons'da gördüğüm bu kreme bir şa...